Alanya

Alanya Hakkında

Alanya, Türkiye’nin Akdeniz kıyısı boyunca uzan Antalya iline bağlı bir sahil beldesidir. Şehir merkezine uzaklığı yaklaşık 133 km olan ilçe, eşsiz iklimini tamamlayan Toros Sıra Dağları ile çevrelenmiştir. Türkiye’nin güney sahillerinde bulunan Alanya, 1.598,51 km²’lik bir alana sahiptir. Yaklaşık nüfusu 2018 verilerine göre 327.503 kişidir. Alanya’ya 45 kilometre mesafede bulunan Alanya Gazipaşa Havalimanı 2012 yılında faaliyete geçmiştir.

Alanya

Alanya, Türk Rivierasının incisi olarak adlandırılır. Bölgede Akdeniz ikliminin özellikleri görülmektedir. Kışları ılık yazları sıcak geçer. Yılın yaklaşık 330 günü güneş kendisini gösterir bunun yanında temiz denizi ve mavi bayraklı mükemmel plajlarıyla birçok insanın şehri yaşanacak bir yer veya tatil yeri olarak seçmesinin ana nedenlerindendir. Ülke turizminin yüzde dokuzluk kısmını üstlenmekte olan şehir, Yabancıların Türkiye’de mülk alımında ise yüzde otuzluk bir paya sahiptir. Turizm, özellikle 1958’lerden sonra gelişmeye başlayarak, ilçedeki en etkin iş kolu haline gelmiş ve bu durum bölgede nüfus artışını meydana getirmiştir. Alanya da sürekli ikamet eden kişi sayısı günden güne artmaktadır. Ayrıca sıcak iklimi sayesinde birçok sportif faaliyet ve kültürel etkinliğe elverişlidir. İlçenin belediye başkanlığını 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde göreve seçilen Adem Murat Yücel yapmaktadır.

Alanya Riviera
I. Alâeddin Keykubad Heykeli

Stratejik konumu bakımından Akdeniz’in kıyı kesimlerinde küçük bir yarımada şeklinde olan şehir, Toros Dağları ile Akdeniz arasında sınır bölgesinde bulunmaktadır. Alanya tarih boyunca, Mısır, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi imparatorluklar için Akdeniz’de önemli bir kale vazifesi görmüştür. Selçuklu zamanında, I. Alaeddin Keykubad yönetimi altındaki bölge, jeopolitik bir önem kazanmıştır. Şehrin bugünkü sembollerinden Kızıl Kule, tersane ve Alanya Kalesi bu dönemde yapılmıştır.

Tarihçe
Alanya, Antik çağlarda korsanlara, Bizans döneminde derebeylerine ev sahipliği yapmış ve nihayet Anadolu Selçukluları döneminde de başkentliğe yükselmiş ender güzellikteki tarihi bir şehirdir. Yapılan araştırmalarda (Kadı ini Mağarası-1957) ilk yerleşimin günümüzden 20 bin yıl öncesine üst Paleotik Döneme kadar uzandığı anlaşılmıştır. Antik çağda Pamfilya ve Klikya arasındaki çizgide yer aldığı için bazen Pamfilya bazen de Klikya olarak anılmıştır. Herodot’a göre bu bölgenin insanları Truva savaşı sonrası Anadolu’ya dağılan insanların soyundan gelir.

Tarihte bilinen ilk adı Coracesium’dur. MÖ 4. yüzyılda Persler’ in istilası altındadır. Daha sonra korsanların barınağı olmuştur. MÖ 139 yılında Seleukos İmparatorluğu kenti istila etmiştir. Ama bundan sonra bile kent korsanların barınağı olmaktan kurtulamamıştır. MÖ 65 yılında Romalı komutan Magnus Pompeius tarafından Roma İmparatorluğu topraklarına katılan şehir, Roma’nın çöküşü ile Bizans döneminde adı da “güzel dağ” anlamında Kalonoros olur.

1204 yılında Haçlı ordularının İstanbul’da Latin İmparatorluğu’nu kurması üzerine Anadolu’da bir otorite boşluğu doğmuştur. Bir derebeyi olan Kyr Vart, Kilikya Ermeni Krallığı adına Kalonoros’ ta hakimiyeti sağlamıştır.

Kent, 1221 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından ele geçirilmiştir. Sultan Alaaddin Keykubat derebeyi Kyr Vart’ın kızıyla evlenerek kenti yeniletmiş ve kışlık başkent yapmıştır. Kentin adını da Sultan Alaaddin’ in şehri anlamına gelen Alâiye olarak koymuştur. Alaaddin Keykubat döneminde şehir en parlak günlerini yaşar. Bugünkü kale, tersane ve hala ayakta duran yapıların birçoğu o dönemdendir.

1300 yılında Anadolu Selçukluların dağılması sonucu şehir Karamanoğlu Beyliği’nin egemenliğine girer. Konya merkezli Karamanoğulları, 1427 yılında şehri 5 bin altın karşılığı Mısır Memluk Sultanlığına satar.

Nihayet Anadolu’da birliğin sağlanması ve Osmanlı Beyliği’nin öne çıkması ile Alâiye, 1471 yılında Fatih Sultan Mehmet’in komutanlarından Gedik Ahmet Paşa tarafından Osmanlı Devleti topraklarına dahil edilir.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Alâiye, önce Kıbrıs Eyaletine bağlanır (1571), ardından Konya Vilayetinin sancağı yapılır (1864), sonra Antalya sancağına (1868) ve nihayet 1871 yılında da Antalya’nın ilçesi yapılır.

Alanya 1960
Alanya

1931 yılında Mustafa Kemal Atatürk programında olmamasına rağmen Alaiye’yi ziyaret etmiş ve bu jeste karşılık da dönemin belediye başkanı Hüseyin Hacıkadiroğlu, Alaiye halkı adına ziyaret sonrası Atatürk’ün seyahat etmekte olduğu gemiye Alaiyelilerin sevgi, saygı ve bağlılıklarını ileten bir telgraf çekmiştir. Ancak o zamanlarda karadan gemiye çekilen telgrafların tamamı Çanakkale üzerinden iletildiğinden, Atatürk’ün eline ulaşan telgrafta Alaiye’nin adı yanlışlıkla Alanya olarak yazılmıştır. Bunu fark eden Atatürk, Sultan Alaaddin’ in şehrinin adının Alanya olarak değiştirilmesi talimatını vermiştir. Cumhuriyet döneminde Mustafa Kemal Atatürk’ün emri ile bundan sonra kent Alanya adını almıştır.

Sosyal Yaşam
İlçe; bir tatil yeri olsa da canlı hayat sezon sonu ile bitmiyor. Kışın hayatımızı daha konforlu hale getiren tüm dükkânlar, kafeler, restoranlar, hastaneler ve diğer her şey açıktır. Bu yüzden birçok kişi Alanya’da sadece tatil için değil, aynı zamanda ikamet için de denize yakın daire ve villa satın alıyor.

Bu bölgedeki dil engeli konusunda endişelenmenize gerek yok. Yerliler gerçek poliglotlardır. İngilizce, Almanca, Felemenkçe, Farsça, Rusça ve diğer dilleri konuşuyorlar ve yabancı dil bilmeyen bir yerel ile tanışırsanız ki bu son derece nadirdir, size yardım edebilecek birini mutlaka bulacaktır.
Şehir sürekli gelişiyor; yeni kompleksler yapılıyor, okullar ve hastaneler açılıyor, plajlar iyileştiriliyor vb. Kasabanın belediye başkanı, diğer tüm şehir sakinleri gibi Alanya’ya büyük bir özen ve saygıyla davranıyor.  2018 yılında Türkiye’nin En İyi Belediye Başkanı seçildi.
İlçe, çok çevre dostudur. Yakın çevrede zararlı büyük sanayi yoktur. Sadece deniz, muz bahçeleri, dağ nehirleri ve muhteşem iğne yapraklı ormanlar var.
Bu güzel kentin diğer bir avantajında, yaşamın düşük maliyetli olmasıdır. Her zaman taze sebze ve meyveler çoğu Avrupa ülkesinden daha ucuzdur. Gayrimenkulün maliyetleri ve farklı hizmetler de oldukça uygundur.
Birçok insan için Alanya, bir tatil beldesi ve aynı zamanda yaşamak için mükemmel bir rüya yeridir.

Alanya Sosyal Yaşam
Alanya İklim

İklim
Alanya tipik bir Akdeniz iklimine sahiptir. Akdeniz havzası kışın çok fazla yağış getirir, yazları ise kışa oranla daha uzun, sıcak ve yağışsız geçer. Bu durum, turizmde “güneş gülümsüyor” sloganına ilham kaynağı olmuştur.

Pek sık olmasa da kıyıya yakın bölgelerde sağanak yağış yıl içinde görülür. Toros Dağları’nın denize yakın olması sise neden olur ve çoğu sabah gökkuşağı oluşur. Sıcak günlerde sıklıkla olmasa da dağların yüksek kesimlerine kar yağmaktadır. Alanya’da deniz suyunun yıllık ortalama sıcaklığı 21,4 °C (71 °F), Ağustos ayında ise 27,9 °C (82 °F)’dir.

Ekonomi
İlçe de ana geçim kaynağı tarım ve turizmdir. Alanya, ülke turizminde önemli paya sahiptir. 1980’li yıllarda başlayan turizm atılımı sayesinde şehir, bugünkü halini almıştır.

İlk başlarda apart otellerin yoğun olduğu ilçede, günümüzde 1.000 kişi kapasiteli tesislerden 3.500 kişi kapasiteli devasa tesislere kadar pek çok çeşit ve türde turistik tesis mevcuttur. Alanya da 2019 verilerine göre toplamda 45.756 yabancı mülk edinmiş durumdadır. İlçe başlıca Rusya, Almanya, İngiltere, Ukrayna, Hollanda, Finlandiya, İsveç, Danimarka olmak üzere 15 den fazla ülkeden misafir ağırlamaktadır. Şehir yıllık yaklaşık 3,5 milyon yerli ve yabancı turiste tatil yapması için olanak sağlamaktadır. Tarım konusundan da ülke pazarında büyük bir yere sahip olan belde en çok muz, avokado ve narenciye üretimi görülür. Seracılık ve narenciye üretimi bölgenin sıcak ikliminden dolayı son derece gelişmiş tekniklerle yapılmaktadır. Üretilen ürünlerin bir kısmı sadece Alanya’ya hastır. Bunların başında avokado ve muz gelir. Alanya muzunun boyutları yaklaşık ithal muzuyla aynıdır ve ithal muzdan daha tatlıdır. Şehirde tarım ve turizm sayesinde yıllık yaklaşık 100 bin kişilik istihdam sağlanmaktadır.

Aydemir Park Mahmutlar I
Alanya Ekonomi

Alanya kendine has geleneklerine bağlı bir yöredir. Yerli halk “Toros Yörükleri” diye adlandırılır. Yörük; eskilerde Toros Dağları’nın eteklerinde göçebe hayat süren Türkmenlere denir. Yerli halk gelen misafirlerini çok sıcakkanlı ve oldukça hoşgörüyle karşılar. Alanya yöresine ait bazı yemekler ve geleneksel kıyafetler vardır. Alanya yöresi geleneklerine ait olan “Gülüklü Çorba” patenti alınmış bir yemektir.
Bu yemek misket şeklindeki köftelerden, tavuktan ve pirinçten yapılarak; düğünlerde ve özel günlerde ikram edilir. Bu çorba tarifi bozulmadan günümüze kadar ulaşmıştır ve Alanya yöresine ait olduğu tescillenmiştir. Alanya’nın kendine has, iklime uygun yöresel kıyafetleri “kasket, kırmızı kuşaklı Alanya şalvarı, yelek, ipek gömlek ve kundura” şeklindedir.
Şehir spor ve eğitim konusunda da gayet gelişmiştir. Bünyesinde biri özel olmak üzere iki adet üniversite ve ikisi büyük olmak üzer birçok spor tesisi bulunmaktadır. Alanya ilçesini profesyonel liglerde; Süper Lig’de yer alan Alanyaspor futbol takımı, 3. Lig’de yer alan Alanya Kestelspor futbol takımı ve Kadınlar 3. Ligi’nde yer alan Alanya Demirspor kadın futbol takımlarının yanı sıra Türkiye Erkekler Voleybol Birinci Ligi’nde yer alan Alanya Belediyespor erkek voleybol takımı ile Türkiye Erkekler Hentbol 2. Ligi’nde yer alan ALKÜ SK erkek hentbol takımı temsil etmektedir. İlçenin en büyük spor kompleksi 15.000 kişilik taraftar kapasitesi ile
Bahçeşehir Okulları Stadyumu’dur.
Daha fazla gezilecek tarihi yerlere ulaşmak için; https://www.alanya.bel.tr/S/403/Tarihi-Yerler